28 Nisan 2010 Çarşamba

pas tutan bir ölüme gidiyorum temiz bir hayat yaşayarak

kulaklarımın kirine benziyor yaşam
sonunda başında ve ortasında
her yerindeler kulağımın
aydınlığından karanlığına kadar yaşam
sevdiğim şeyler, ezikler
eziklere
kucak dansı yapan bir yaşam
sabah olup uyuşmadığım bir sabah
akşamleyin pişman olmadığım bir öğle vakti
duvarsız bir
odam
ve
örtüsüz bir yorgan
bana her şeyi anımsatıyor
olmuş, olmuş, ve daha bitmemiş
sonlu değişken bir yaşam
heyecanlı, heyecanlı, anlam dolu
ölüm kulağıma fısıldıyor
ama kulağım duymuyor
kirden
ve de pastan



Hiç yorum yok: